Ramazan; çoğalmanın ayıdır. Sofralar büyür, dualar çoğalır, kalpler genişler. Ama bir şeyi
paylaşmazsak, aslında eksilmeye başlarız. Sadece malımız değil; merhametimiz, vicdanımız kardeşliğimiz eksilir.
Paylaşmak, bir lokmayı bölmek değildir yalnızca. Bir yükü hafifletmek, bir yalnızlığı azaltmak
bir çocuğun yüzündeki sessizliği tebessüme çevirmektir. Paylaşmadığımızda ise eksilen şey sofralar değil; insanlığımız olur.
Ramazan bize şunu sorar :
“Elindekini kendine mi saklayacaksın, yoksa çoğaltacak mısın?”
Çünkü bu ayda paylaşılan her iyilik bereket olur; tutulup saklanan her şey ise ruhu daraltır.
Bu Ramazan’da bazı şehirlerde ezan huzurla okunurken, bazı şehirlerde sesler bombaların gürültüsüne karışıyor. Biz iftar saatini beklerken, orada hayatta kalma saatleri sayılıyor.
Paylaşmazsak, bir sofra daha kurulmaz.
Paylaşmazsak, bir anne evladına “Bugün de sabret” demek zorunda kalır.
Paylaşmazsak, umut biraz daha sessizleşir.
Oysa küçük bir destek; bir iftar, bir sıcak yemek, bir ekmek demektir. Bazen bir yardım, sadece karın doyurmaz; “unutulmadın” demektir.
Bu Ramazan, Gazze’ye değmeyen bir oruç kalmasın elimizde.
Fitre; bir sofranın hakkıdır.
Fidye; bir mazeretin merhametle telafisidir.
Zekat; malın temizlenmesi, kalbin arınmasıdır.
Vermezsek ne olur? Belki cebimiz dolu kalır… ama bereket azalır. Çünkü zekat verilmediğinde eksilen para değil; paylaşmanın huzurudur.
Ramazan, ertelemeyi değil tamamlamayı öğretir. İhtiyaç sahiplerine uzanan her el, aslında kendi kalbimizi tamamlar.
.webp)
Bazı evlerde iftar vakti sadece ezanla değil, sessizlikle gelir. Tencere kaynamaz, masa kalabalık değildir. Bir tabak eksik değildir sadece; umut eksiktir.
Paylaşılan bir iftar; bir günlüğüne değil, bir gönüllüğüne doyurur. Bir çocuğun duası, bir annenin şükrü; dünyanın hiçbir zenginliğiyle ölçülemez.
Bu Ramazan’da kurulan her sofraya bir katkın olsun. Çünkü paylaştıkça artan tek şey, iyiliktir.

Bir kumanya; birkaç poşet erzak değildir. Günlerce süren bir güven duygusudur. “Yarın ne pişecek?” endişesinin azalmasıdır.
Paylaşmadığımız her kumanya, bir evdeki kaygının devamı demektir. Paylaştığımız her kumanya ise bir evin Ramazan sevincine ortak olmaktır.
Gel, eksiltmeyelim.
Bu Ramazan, çoğaltalım.

Bayram; yeni elbiselerden önce yeni umut demektir. Çocukların sabah heyecanı, büyüklerin gönül huzurudur.
Ama paylaşmazsak; bir evde bayram sessiz geçer. Bir çocuk, sadece uzaktan bakar. Bir anne, “seneye inşallah” der.
Oysa küçük bir destek; bir bayramlık, bir gıda paketi, bir tebessüm demektir.
Bayramın adı sevinçtir.
Sevinç paylaşıldığında bayram olur.
Bu Ramazan’da eksilmek değil, çoğalmak için buradayız.
Paylaşmazsak eksiliriz.
Paylaşırsak bereketleniriz.
Gel, bu iyiliğe ortak ol.
Bir sofraya sıcaklık, bir kalbe umut, bir şehre dua ol.