Alacakların zekâtı, alacağın tahsil edilebilir olup olmamasına göre değerlendirilir.
Eğer alacak güvendedir — yani borçlu inkâr etmiyor, ödeme gücü yerinde ve parayı ödemesi bekleniyorsa — bu durumda bu alacak zekâta tabidir.
Bu tür alacakların zekâtı, tahsil edilmemiş olsa bile her yıl diğer mallarla birlikte hesaplanarak verilir.
Ancak alacak şüpheli veya tahsili zor durumdaysa (örneğin borçlu inkâr ediyor ya da ödeme gücü yoksa), bu alacak için zekât verilmez.
Fakat alacak ileride tahsil edildiğinde, geçmiş yıllara ait zekâtı da hesaplanarak verilmelidir.
Bu hüküm, hem adaleti hem de borçlunun durumuna göre vicdanî dengeyi gözetir.