Yetim Sofraları, açlığın günlük bir gerçek olduğu, bir çocuğun sabaha neyle uyanacağını bilmediği coğrafyalarda kurulur. Anne ya da babasını kaybetmiş bir yetim için hayat, çok erken yaşta ağırlaşır. O çocuk için bir öğün yemek; sadece karnını doyurmak değil, hayatta hâlâ kendisini düşünen birilerinin olduğunu hissetmektir.
Afrika’da yetim çocuklar çoğu zaman sessizdir. Aç olduklarını söylemezler, beklerler. Bazen gün boyu tek lokma yemeden akşam olur, bazen paylaşılan küçücük bir tabak yemek günün tek öğünü olur. Yetim Sofraları, işte bu sessiz bekleyişin karşılığıdır. Bir tas yemekle birlikte umut, güven ve merhamet de o sofraya konur.
Bu sofralar kurulduğunda çocuklar sadece yemek yemez. Aynı sofrada oturur, aynı kaptan paylaşır, kendilerini güvende hisseder. Yetim Sofraları, bir yardım çalışmasından öte; unutulmadığını hissettiren, kalbe dokunan bir iyilik hareketidir.

Ümmet Sofraları, Afrika’nın en fazla ihtiyaç hissedilen bölgelerinde; Uganda, Kamerun ve Çad ülkelerinde kurulmaktadır. Bu ülkelerde yoksulluk, hastalıklar, kuraklık ve yaşam koşullarının zorluğu, özellikle yetim çocukları derinden etkilemektedir.
Uganda’da birçok yetim çocuk, ailesini hastalıklar ve geçim sıkıntıları nedeniyle kaybetmiştir. Kırsal bölgelerde yaşayan bu çocuklar için düzenli bir öğün yemek, hayati bir ihtiyaçtır.
Kamerun’da ekonomik zorluklar ve yaşam mücadelesi, yetimlerin günlük hayatını daha da zorlaştırmaktadır. Bir tabak sıcak yemek, bazen günlerce süren açlığın sona ermesi anlamına gelir.
Çad’da ise kuraklık ve aşırı yoksulluk, sofraların boş kalmasına neden olmaktadır. Yetim çocuklar için kurulan her Ümmet Sofrası, hayata tutunabilmeleri için bir umut kapısıdır.
Bu coğrafyalarda kurulan sofralar; sadece açlığı gidermekle kalmaz, ümmet bilincini güçlendirir, kardeşliğin sınır tanımadığını gösterir.


Aslında herkesin yeri hazır.
Siz de Muhabbet Birlik Vakfı ile iletişime geçerek bu iyilik sofralarında yerinizi alabilirsiniz.
- 100 TL karşılığında bir kardeşimizin,
- 25.000 TL karşılığında ise toplu sofralarda bulunan kardeşlerimizin
1 öğünlük yemek ihtiyacını karşılayabilirsiniz.
Bu katkı, bir yetimin karnını doyururken kalbine de umut bırakır. Kurulan her sofra, sizin adınıza edilen bir duaya dönüşür.
“Haydi sofrayı dolduralım.”